logo


Hüseyin Yerli
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
huseyin_yerli@hotmail.com

01.02.2018

Ülkemizde aile firmaları genelde tek kişi üzerinde faaliyet göstermeleri nedeniyle vergi mükelleflerin ölümü halinde, mirasçılar büyük risklerle karşılaşmaktadırlar.

Aile firmaları genelde kurumsallaşmayı gerçekleştiremediklerinden, firma sahiplerinin ölüm halinde firmalar batmakta ve ağır borç yükü altında kalmaktalar.

Tereke Defteri; Mahkeme tarafından tutulan murisin borç alacaklarını gösteren defterdir.

Miras (tereke), bir kimsenin ölümü ile mirasçılarına geçen özel hukuk ilişkilerinin tümünü ifade eder. Miras bırakan (muris), kendisine ait özel hukuk ilişkilerinin akıbetinin düzenlendiği kişiyi ifade eder

Mirasçı, miras bırakanın ölümü üzerine, terekenin bir bütün halinde geçtiği kişi veya kişilerdir.(1)

1. Vergisel Açıdan Değerlendirilmesi

6183 sayılı Amme Alacakları Kanunun 7.maddesinde Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin(2) bir mahkeme veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün dışındadır.

Mirasın tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş olsa dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.Defter tutma muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.(3)

213 sayılı Vergi Usul kanunun 12.maddesinde Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak, mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.(4)

213 sayılı Vergi Usul Kanunun 372 nolu maddesinde ölüm halinde cezaların şahsiliği gereği vergi cezası düşer.(5)

Kanunun 50 nci maddesi gereğince tereke hakkındaki takip işlemleri ölüm günü dahil 3 gün süre ile durdurulacak, 3 üncü günün bitiminden itibaren takip işlemlerine devam edilecektir.

Veraset ve intikal vergisi beyannamesi;(6)

Ölüm Türkiye’de meydana gelmiş ise ölüm tarihinden itibaren dört ay içinde,

  1. Ölüm Türkiye’de meydana gelmiş ve mükellefler yabancı bir memlekette bulunuyorsa ölüm tarihini takip eden altı ay içinde verilir,
  2. Ölüm yabancı bir memlekette meydana gelmiş ve mükellefler Türkiye’de bulunuyorsa ölüm tarihini takip eden altı ay içinde,
  3. Ölüm yabancı bir memlekette meydana gelmiş ve mükellefler ölenin bulunduğu memlekette bulunuyorsa ölüm tarihini takip eden dört ay içinde,

Ölüm yabancı bir memlekette meydana gelmiş ve mükellefler ölenin bulunduğu memleketin dışında başka bir yabancı memlekette bulunuyorsa ölüm tarihini takip eden sekiz ay içinde,

Gaiplik halinde gaiplik kararının ölüm siciline işlendiği tarihi takip eden bir ay içinde verilir

verilir.

2. Medeni Kanun Açısından Değerlendirilmesi

Medeni Kanunda murisin ölümü halinde mal, alacak, hak ve borçların tamamen mirasçılara geçeceği, mirasçıların ise mirası kabul veya ret edebilecekleri ve bu işlemlerin murisin ölümünden itibaren üç ay içinde yapılabileceği hükme bağlanmıştır.

4721 Sayılı Medeni Kanunun 610 maddesinde Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, mirası reddedemez.

Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebri icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.(7)

Miras hukukunun, 539 maddesinde Miras bırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmi veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.

Bunun için miras bırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.

Resmi vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.

Miras Hukukun 495 maddesinde, miras bırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur.Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.

Miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.(8)

Aynı kanunun 499 maddesinde Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre miras bırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı ; Miras bırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, eşe kalır.

Mirası reddettikleri söz konusu mahkeme ilamı ile sabit olan mirasçılar, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun l2.maddesi uyarınca ölünün vergi borcundan sorumlu olmayacaklarından, murisin doğabilecek vergi borçlarının tahakkuk işlemleri için mirasçılar adına tarhiyat yapılmayacağı tabiidir.(9)

Bu duruma göre, ölen kişi ile ilgili olarak yapılmış olan tarhiyata ait ihbarnamelerin, Medeni Kanun hükümleri uyarınca terekenin tasfiye işlemlerini yürütecek olan Tereke Hakimliğine tebliğ edilmesi gerekmektedir.(10)

Ölen mükellefin mükellefiyetiyle ilgili ödevleri mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçmekte ve ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde de sorumlu bulunmaktadırlar.

Ölenin varsa çocuklarının yaşları itibariyle 18 yaşından küçük olması halinde, annenin veya babanın velayeti altında olmaları nedeniyle çocuklara geçen vergi ödevlerinden de annenin veya babanın sorumlu olacağı göz önüne alınarak; ölen eşin tüm borçlarının eşinden takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir.

3. İnceleme Açısından Değerlendirilmesi

İncelemenin yapıldığı sırada veya incelemenin yapılmış olup vergi ceza ihbarnamelerin tebliğ edilmeden vergi mükellefin ölmesi halinde mirasçıların her birine hisseleri oranında vergi ceza ihbarnamelerini tebliğ edilmesi gerekmektedir.(11)

Vergi inceleme yetkilisi tarafından,ölen vergi mükellefin defterler ve belgelerini mirası reddetmemiş mirasçılardan zaman aşımı süresi içinde incelemeye isteyebilir.İnceleme sonucunda ortaya çıkacak matrah farkları mirası kabul eden mirasçı açısından yasal sonuç doğurur. Vergi cezaları şahsilik gereği düşer.

4. Sonuç

Mükellefin ölümünden sonra, mirasçılara önemli yükümlülükler ve sorumluluklar getirmektedir. Mirasçılar karar vermeden önce, çok iyi araştırma içerisinde bulunulması gerekir. Özellikle karar verme çağında olmayan küçüklerinde göz önüne alınarak mirası ret veya kabul etme kararı verilmesi gerekir. Ülkemizde orta ölçekli firmaların sayısın fazla olması, genel bu tür firmalar tek ortaklı olması sonucunda kapalı bir kutu özelliği taşımaktadır. Firmalar tek patronlu olması, borçlanma ve faaliyet konusunda mirasçıların bilgisinin olmaması sonucunda mirasçılara ağır yükümlülükler getirmektedir.

Bu durmalarda, Tereke Defteri devreye girmektedir. Mirasçı, murisin mal varlığının durumundan bir haber ise mutlaka sulh hukuk mahkemesine giderek, tereke defterin tutulmasını istemelidir. Bir aylık başvuru süresi vardır. Tereke Defterine mirasçılarımdan birinin başvurması yeterlidir. Tereke defterine Mahkeme tarafında borçlulara ve alacaklılara çağrıda bulunarak, muris tüm varlıkları ve borçları bu deftere kayıt edilir, bu süre boyunca mirasçılara herhangi bir icra işlemi yapılamaz. Zaman aşımı süresi işlemez, durur. Terekenin ilanlarından sonra mirasçılar, muris durumuna göre mirası ret veya kabul edebe bilirler. Mirasçı tereke defterine yazılı borçlardan sorumlu olurlar.

Gelir idaresi terekeye alacağını yazdırmasa dahi, terekeyi kabul edenler arasında payları oranında sorumlu olacağını savunmaktadır. Deftere yazılmasa bile amme alacağı mirasçıdan talep edebilir.(12).Mirasçıların mutlaka vergi dairelerinden muris borç durumunu sorgulamasında fayda vardır. Mahkemenin belirtilen süre içinde tereke defterlerini alacaklarını ve isimlerini kaydettirmeyenlerin, kural olarak mirasçılara herhangi bir icra takibi yapamazlar.(13) Mirasçılar, tereke defterine yazılmamış borçlardan ve alacaklardan sorumlu olmazlar.

KAYNAKÇA:

1.            İZMİR Barosu Dergisi Mayıs 2017 Sayfa:80

2.            Ölen bir kimseden kalan her şey

3.            6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun28/07/1953 8469 sayılı Resmi Gazete

4.            213 Vergi Usul Kanunu10.01.1961 10703 – 10705 sayılı Resmi gazete

5.            T.C. DANIŞTAY Altıncı Daire Esas No 2003/05615 Karar No 2005/02335 Karar Günü 19/04/2005

6.            Gelir İdaresi Başkanlığı MİRASÇILARIN VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ REHBERİ2014

7.            4721Türk Medeni Kanunu08/12/2001 – 24607

8.            4721Türk Medeni Kanunu08/12/2001 – 24607

9.            T.C. DANIŞTAY Dördüncü Daire Esas No 2004/01522 Karar No 2004/02048 Karar Günü 21/10/2004

10.          19.12.1996 sayılı Susurluk Vergi DiaresiözelgesiB.07.0.GEL.0.28/2809-12-44/60823 sayı

11.          T.C. DANIŞTAY Üçüncü Daire Esas No : 2003/01795 Karar No : 2005/00553 Karar Tarihi :08.03.2005

12.          MİRASÇILARIN VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ REHBERİ 2014 http://www.gib.gov.tr/fileadmin/beyannamerehberi/2014mirasyukumlulukrehberi.pdf

13.          MİRASÇILARIN VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ REHBERİ 2014 http://www.gib.gov.tr/fileadmin/beyannamerehberi/2014mirasyukumlulukrehberi.pdf

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com