logo


Emre Karaoğlu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
emrekaraoglu27@hotmail.com

23.03.2018

Her türlü taşıt lastiklerinde amortismana mı tabi tutulmalıdır, yoksa doğrudan giderleştirilmeli midir? Sorusu zaman zaman biz meslektaşlar arasında tartışılan konular arasında yer alır.

Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki, 339 Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği’nin ekinde yer alan amortisman oranları tablosunun 3.72 bölümünde “Otomobil, kamyon, minibüs, midibüs, yük arabaları, özel amaçlı olarak kullanılan araçlar ve benzeri araçlara ait lastikler (Yeni satın alınan araçlarda hazır olanlar hariç) olarak tanımlanmış ve faydalı ömürleri 2 yıl, amortisman oranı da doğal olarak %50 olarak belirlenmiştir.

Yalnız burada hususi olarak kullanılan ve yıl içinde belirli kilometreleri geçmeyen binek ve ticari araçlar ile, faaliyet konusu yük ve insan taşımacılığı olan mükelleflerde çoğu zaman lastiklerin 2 yılı doldurmadan faydalı ömürlerini tamamlamalarından dolayı burada lastik konusunda bir ayrıma gidilmemiştir.

Bu ayrım 345 Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği’nin “I-Ticari Amaçla Kullanılan Araçlar İçin İktisap Edilen Lastiklerin Faydalı Ömürleri” başlıklı bölümünde, ticari amaçla kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin, faaliyet gösterilen sektörün çalışma şartları gereği tahsis edildiği hizmette kullanılmaya hazır hale geldiği tarih itibariyle faydalı ömrünün bir yıldan az olması halinde amortismana tabi tutulması mümkün olmayacağından kayıtlara doğrudan gider olarak intikal ettirebilineceğinin mümkün olduğu hükmü ile yapılmıştır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerini yorumlamak ve taşımacılık ile ulaşım vb. sektörlerindeki özel durumların değerlendirilmesi gerekirse, amortisman ayırmada alt sınırını (2018 yılı için 1.000 TL) geçen, hususi olarak işletmenin idari ve ticari işleri, mal ve hizmet üretiminde yardımcı olarak kullanılan taşıtların lastiklerinin 2 yıl/%50 oran ile amortismana tabi tutulacağının açık olduğu görülmektedir.

İştigal konusu taşımacılık ile ulaşım vb. sektörlerde faaliyet gösteren mükellefler için 345 Sıra Numaralı VUK Tebliği’nde her ne kadar faaliyet gösterilen sektör gereği lastiklerin kullanım ömrü 1 yıldan az olması halinde amortismana tabi tutulmasının gerek bulunmadığından bahsedilse de, zaman zaman sıfır lastik alımlarının yanı sıra her ne kadar riskli olup olmadığı tartışma konusu olsa da, karkas lastiklere kaplama olarak tabir edilen lastik alımlarının da gerçekleştiğini ve alım tarihleri de göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.

Sıfır, kullanılmamış lastik alımlarında taşıma ve ulaştırma vb. işlerde kullanılan araçlarda lastiğin ne kadar faydalı ömrü olacağı tam olarak kestirilememektedir. Bazen 1 ay içinde dahi kullanılamaz hale gelen lastiklerle karşılaşılmaktadır. Buna karşın 2 yıla yakın kullanım ömrü olan lastikler de görmek mümkündür.

Burada 345 Sıra Numaralı VUK Tebliği’nde doğrudan gider yazabilme hakkı var olmasına rağmen, ileride yapılacak bir incelemede vergi müfettişi veya yardımcıları tarafından eleştiriye maruz kalmamak adına lastiklerin amortismana tabi tutulmasının daha doğru olduğu düşüncesindeyim. Neden diye soracak olursanız dönem sonuna doğru ekim, kasım, aralık aylarında alınan bir lastiğin büyük ihtimalle gelecek dönemde de araçta kullanılacağı ihtimali bulunmaktadır. Yılbaşında alınıp, o yılın ortalarında ömrünü tamamlayabilecek lastikler de olacaktır elbette, fakat bunu bir incelemede vergi denetim elemanlarına tek tek izah etmek, bir ay kullanıldıktan sonra bir kazada veya sürtünmede yırtılan lastiği anlatmak ve geçmiş tarihlerde bunları hatırlamak zor olacağından her koşulda yeni lastiklerin amortismana tabi tutulmasının daha garanti olacağını belirtmem gerekiyor.

Ayrıca kaplama olarak alınan lastiklerin çoğu zaman amortisman sınırının altında kalması ve kullanım ömürlerinin sıfır lastiklere göre çok daha kısa, çok büyük kısmının genelde 1 yıldan daha az ömürlü olması sebebiyle doğrudan araçlara takılanların giderleştirilmesi, stokta bekletilme durumu var ise ilgili stok hesaplarında bekletilerek dönem sonlarındaki envanterlerine göre giderleştirilmesi gerekliliğini belirtmemde fayda var.

Son olarak bu makalemin özünde muhasebenin ihtiyatlılık kavramı olduğunu da belirterek, bir sonraki makalede buluşmak ümidiyle bu makaleyi noktalamak istiyorum.

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com