logo


Cemal Kadan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
cemal.kadan@hotmail.com

28.05.2018

Değerli meslektaşlarım, her ne kadar karşı dursak, ne kadar yasaların üstünlüğü ve herkese eşit uygulanması karinesini göz önüne alsak da, bizim gibi ülkelerde tüm diğer alanlarda olduğu gibi mali uygulama alanlarındaki “ kıymet bilinme” politik popülerliğe kurban edilmektedir. Kısa aralıklarla AF KANUNLARI çıkarmak o ülke insanlarının nezdinde geleceğe güven konusunda telafi edilmeyecek şekilde hasarlar bırakmaktadır. Özellikle vergisini düzenli ödeyen yurttaşlarımız için derin bir rahatsızlık yaratmakta olduğunu kamuoyu tepkisinden kolayca anlamaktayız. Maalesef biz bu alışkanlıkları ülke insan tipolojisi olarak da değiştiremiyoruz. Öyle görünüyor ki, sürekli bir beyaz sayfa açma gibi alışkanlığını normalleştiriyoruz. Kaldı ki, bir zaman gelecek belki de açacak bir beyaz sayfamız olmayacak. Karamsar değilim, lakin yakın tarihimize baktığımızda; bir çırpıda aklıma gelen, 4811, 5811, 6111, 6486, 6552, 6736 ve son olarak 7143 sayılı kanun.

Bildiğiniz gibi “7143 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” 11.05.2018 tarihinde kabul edilmiş, 18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı resmi gazetede yayımlanarak, 13-14-18-19-20 ve 21.maddeleri farklı tarihlerde olmak üzere yayımlandığı gün yürürlüğe girmiştir.

Anılan Kanun kapsamında mükelleflerin 31.03.2018 tarihine kadar ödenmemiş olan ve neredeyse kamuya ait borç türlerinin tümünü kapsayacak şekilde bazı kolaylıklar sağlanmış, yine kurumlar vergisi, KDV, gelir (stopaj) vergisi gibi vergi alanlarında matrah artırımı uygulaması ile artırım yapılan dönemler için ilave tarhiyattan korunmak imkânı getirilmiştir. Yine bu kanun mukabili mükelleflerin fiili stoklarını işletme kayıtları ile uyumlu hale getirmesi için de düzenlemeler yapılmıştır.

Bugünkü yazımızda “İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia” için yapılacak düzeltme işlemlerinden kaynaklana pasif fonların ortaklara aktarılmasında ilave vergi hesaplanmaması ile ilgilidir.

7143 sayılı kanunda belirtilen hususlardan özellikle kayıtların düzeltilmesi maddesi konumuzla ilgili olmakla birlikte kanun şöyle demektedir;

İşletme kayıtlarının düzeltilmesi

MADDE 6- (1) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.

b) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.

c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden %10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.

ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamaz.

Yine yasa içerisinde konumuzun dışında bir çok farklı konularda mükellefi rahatlatacak bir takım konularda büyük kolaylıklar sağlanmıştır.

Önceki kanunlardan da biliyoruz ki, kanunun bu maddesi gereği mükelleflerin yapması gereken muhasebe kaydı aşağıdaki şekilde olacaktır. (Tebliğ çıkmadığı için varsayımla yapılmıştır.)

________________________31.05.2018 ____________________________

153 TİCARİ MALLAR                   10.000 TL

191 İNDİRİLECEK KDV                 1.000 TL

                                                         525 KAYDA ALINAN EMTİA      11.000 TL

ÖZEL KARŞILIK HESABI

(7143 sayılı Kanunun 6/1 md.)

                                                         360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 1.000 TL

(Sorumlu sıfatı ile ödenecek KDV)

__________________________ / ______________________________

 

Şeklinde bir kayıt oluşturulacaktır. Konuyla ilgili, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir özelgede[1] ;

525 kayda alınan emtia karşılığı” hesabının alacağına kaydedilen tutarın ortaklara dağıtılması halinde bu tutardan kurumlar vergisi alınıp alınmayacağı, bu hesaptan şirket ortaklarına dağıtılan tutarlardan kar dağıtımı stopajı yapılıp yapılmayacağı ve şirket ortaklarının bu tutarları şahsi gelir vergisi beyannamelerinde beyan edip etmeyecekleri konusunda yaşanan tereddüt için verilen cevabi yazıda “Bu çerçevede, şirketinizin 6111 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine istinaden stok artışı beyanında bulunup karşılık hesabına kaydettiği tutarlar sermayenin unsuru sayıldığından, bu tutarların ortaklara dağıtılması halinde gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır. Diğer yandan anılan tutarlar şirket ortakları tarafından da ayrıca gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmeyecektir.” denilmiştir.

Özelgede belirtildiği gibi kanunun 10’uncu maddesi kapsamında beyan edilerek kayda alınan emtia için ayrılan karşılık hesabının ortaklara dağıtılması halinde ilgili kanun gereği bu tutar sermayenin bir unsuru sayıldığı için kurum nezdinde bir vergilendirme yapılmayacaktır. Bu tutarın geliri elde eden ortaklar tarafından da yıllık gelir vergisi beyannamesine eklenmeyeceği ifade edilmiştir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir özelgede[2]“……………işletmesinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtiayı kayıt altına alabilmek için 6111 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden yararlanan … San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından söz konusu emtia için ayrılan karşılık sermayenin unsuru olarak sayılacağından, karşılık hesabına kaydedilen tutarlar bu şirket tarafından ortaklarına dağıtılması halinde vergi kesintisi yapılmayacak ve anılan şirketin tasfiye edilmesi halinde de vergilendirilmeyecektir.

Yazımın konusuna dayanak teşkil eden iki özelgeden anlaşılacağı üzere 6111 sayılı kanun kapsamında bildirimi yapılan emtia karşılığında pasifte açılan karşılık hesabının ortaklara dağıtımında ilave bir vergi alınmayacağından bahsedilmektedir. Kaldı ki yine bu karşılık hesabından pay alanın tüzel kişi olması halinde de bu tutarın kurum kazancına dahil edilmeyeceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, tıpkı bundan önceki af kanunlarında olduğu gibi, özü itibariyle birbirinin devamı niteliğindeki içeriğe göre, kayda alınan emtia için pasifte ayrılan fon hesaplarının ortaklara dağıtılmasında herhangi bir ilave stopaj, vergi vs tahakkuk etmeyecek olup, firmalar için bilhassa önemli bir avantaj olmaktadır. Şayet, normal kar dağıtımı yapılsaydı, gerek kurum nezdinde % 15 stopaj yapılacak olup kar payı alan ortak açısından da yarısının vergiden istisna edilerek, elde edilen kar payının beyan sınırını aşması halinde yıllık beyanname verecekleri aşikardır. İşletmeler, 7143 sayılı kanun hükümlerini tek tek tertip edip, kendileri için avantajlı olanlarından hatta açıklamaya çalıştığımız gibi MARJİNAL faydaları olan maddeleri de bilhassa dikkate almalarını önermekteyiz. Mükelleflerin ve mali müşavirlerin, belki de uzun bir süre bir daha böylesi büyük avantajlara haiz bir yasanın çıkmayacağını göz önüne almaları konusunda dikkatlerini çekmek ve mali tablolarını gerçeğe uyarlamaları noktasında önlemler almalarını tavsiye ediyoruz.

  • 7143 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
  •  [1] İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı – 21.09.2012 tarih B.07.1.GİB.4.35.16.01-125-872 sayılı özelge.
  • [2] İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı – 05.08.2013 tarih 62030549-125[6-2012/4]-1178

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com