logo


Koray Ateş
E. Öğretim Görevlisi
KGK Bağımsız Denetçi
korayates@muhasebetr.com

04.06.2018

Değerli okurlar, KDV beyannamesi ve Muhtasar beyannamesi hazırlarken beyannamelere konu işlemlerde yapılan yanlışlar birbirine o kadar benziyor ki bunların özetini bu yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum.

A) GİDER PUSULASIYLA YAPILAN ÖDEMELER

Bilindiği üzere çoğu şirket gider pusulası düzenlemek suretiyle ara ara dışarıdan mal veya hizmet satın alabilmektedir. KDV kanunumuzda devamlılık arz eden faaliyetler vergiye tabidir. Arızi faaliyetler çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ise vergiye tabi tutulmaz. Örneğin gider pusulası ile tevsik edilmek suretiyle hamaliye hizmeti alınmasında söz konusu belgede KDV hesaplanmaması gerekmektedir. Ancak bir kısım şirketlerce bu ve benzeri alımlarda KDV hesaplandığı ve bu KDV’nin de 1 nolu beyanname de indirim konusu yapılıp 2 nolu beyannamede sorumlu sıfatıyla beyan edildiği görülmektedir.

Arızi faaliyetler çerçevesinde gider pusulası ile alınan mal ve hizmetler için KDV hesaplanmaması gerekmektedir.

B) İMALATÇI ALEYHİNE DOĞAN KUR FARKLARINDA BEYANNAMEDE YAPILAN HATA

15.02.2017 tarihli ve 29980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 11 seri no.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile bazı değişikliklere gidilmiştir. Bunlardan biri de imalatçı aleyhine doğan kur farklarını düzenlemektedir. Eski uygulamada ihraç kayıtlı satışlarda imalatçı aleyhine doğan, bir başka deyişle, malı ihraç eden dış ticaret şirketinin malı kendisine ihraç kayıtlı satan imalatçı şirkete düzenlediği kur farkı faturalarında KDV hesaplanmaktaydı. Oysa 11 nolu KDV tebliğ ile 15.02.2017 tarihinden itibaren bu uygulama değişmiştir. Bundan böyle malı ihraç eden dış ticaret şirketinin imalatçı firmaya düzenlediği kur farkı faturası da KDV den istisna edilmiştir. (belge düzeni açısından bknz 11 seri nolu KDV tebliği). Ancak, bazı firmaların hala bu tür faturalarda KDV hesaplayıp beyan ettikleri görülmektedir.

C) DİİB KAPSAMINDA KDV ÖDEMEKSİZİN GÜMRÜKTE ALINAN MALLARIN İHRAÇ KAYITLI SATIŞINDA BEYANNAMEDE YAPILAN HATA

Bilindiği üzere DİİB kapsamında KDV ödemeksizin alınan hammaddeler işlenerek elde edilen mamulün ihraç kayıtlı satışında iade istenecek tutar şu şekilde hesaplanacaktır.

Gümrükte ödenmeyen KDV:                                    1.000 TL

İhraç kayıtlı Satışa İsabet Eden KDV:                       4.000 TL

İadesi Talep Edilecek KDV:                                         4.000 – 1.000 = 3.000 TL

Söz konusu hesaplamanın kimi şirketlerce eksik yapıldığı veya bazı hallerde hiç yapılmadığı görülmüştür. Dolayısıyla DİİB kapsamında alış varsa ve ihraç kayıtlı satıştan KDV iadesi varsa iadesi talep edilecek KDV’yi yukarıdaki gibi hesaplamamız gerekmektedir.

 

D) NOTER SENEDİ İLE ALINAN İKİNCİ EL TAŞITLARA İÇ YÜZDE İLE KDV HESAPLANIP BEYANNAMEDE İNDİRİM KONUSU YAPILDIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR

Şirketlerce KDV beyannamesinde ortak yapılan hatalardan biri de noter satış sözleşmesiyle alınan ikinci el araçlar için iç yüzde ile KDV hesaplanıp beyannamede indirim konusu yapılmalıdır. KDV indiriminin en önemli şartı söz konusu KDV’nin faturada gösterilmesidir. (KDV mad.34) Oysa burada fatura dahi yoktur. Faturasız şekilde noter senediyle alınan araçlar için kesinlikle KDV hesaplanmamalı ve indirim konusu yapılmamalıdır.

E) KDV YÖNÜNDEN GAYRİMENKUL SATIŞ KAZANCI İSTİSNASINDAN YARARLANMANIZA RAĞMEN YİNE DE KDV ÖDEMEK ZORUNDA KALABİLİRSİNİZ

Bilindiği üzere KDV Kanununun 17/4-r bendinde 2 yılı aşkın süredir aktifte yer alan gayrimenkul satışlarının KDV den istisna edildiği ifade edilmiştir. Oysa, bu maddenin devamındaki bir cümle sıklıkla göz ardı edilmektir. Maddenin devamındaki cümle aşağıdaki gibidir;

İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır.

Görüldüğü üzere şirketin gayrimenkulü aldığı ve aynı gayrimenkulü sattığı tarihe kadar devamlı surette devreden KDV si varsa daha önce gayrimenkulü alırken indirim konusu yaptığı KDV yi satışın yapıldığı ayda ilave KDV olarak beyan edip ödemesi gerekecektir.

Yine 16.09.2014 tarihli 29147 sayılı Resmi Gazete’de Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:1) de de aynı konuya değinilmiş ve aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.

– İşlemin yapıldığı tarihe kadar indirim yoluyla telafi edilen kısım için herhangi bir düzeltme yapılması gerekmez.

– Satış tarihine kadar indirilemeyen kısım ise  “İlave Edilecek KDV” olarak beyan edilir ve teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet olarak dikkate alınır.

Örnek: Güngör Ltd.Şti. tarafından 01.01.2016 tarihinde 1.000.000 TL ye alınan ve 180.000 TL KDV si indirim konusu yapılan bina 28.10.2018 tarihinde 2.000.000 TL ye satılmıştır. Şirket  satın aldığı tarihten sattığı tarihe kadar olan dönem içinde 100.000 TL devreden KDV si gelmektedir.

Böyle bir durumda satın alınan gayrimenkule ait sadece 80.000 TL KDV nin indirim olarak kullanıldığı kabul edilecek olup gayrimenkule ait devreden KDV tutarı olan 100.000 TL ise satışın yapıldığı ay ilave KDV olarak beyan edilecektir.

Güngör Ltd.Şti’nin kaydı

———————————————-/————————————————

120 ALICILAR        2.000.000

770 GEN.YÖN.GİD.  100.000

252 BİNALAR                           1.000.000

679 DİĞ.OL.DIŞ.GEL.VE KAR.   1.000.000

391 HES.İLAVE KDV                    100.000

….Nolu Bina Satışı

————————————————————————————————-

F) DEVREDEN KDV VARSA ARA DÖNEMLER İÇİN DÜZELTME KDV BEYANNAMESİ VERMEYE GEREK YOK

60 Nolu KDV Sirkülerine göre

“Düzeltme beyannamesinin verildiği dönemden en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesine kadar, bu düzeltme neticesinde aradaki vergilendirme dönemlerinde ödenecek bir vergi çıkmaması kaydıyla, her bir dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tür durumlarda düzeltmenin yapıldığı vergilendirme dönemi ile en son vergilendirme dönemine ilişkin, düzeltme beyannamesi verilmesi yeterli olacaktır.”

Böylece bir şirketin devreden kdv’si varsa aradaki dönemler için her aya ilişkin düzeltme KDV beyannamesi vermeye gerek yok.

Örneğin Mayıs 2016 de beyannamenin hatalı olduğunu Mayıs 2018’de farkettiysek sadece Mayıs 2016 ve Mayıs 2018 KDV beyannamelerini düzeltmemiz yeterli olacak aradaki beyannameler için düzeltme KDV beyannamesi vermeye gerek yoktur.

MUHTASAR BEYANANMESİ HAZIRLARKEN YAPILAN HATALAR

1- PERSONELDEN YAPILAN ARAÇ KİRALAMALARINDA YAPILAN HATA

Şirket personelinden yapılan taşıt kiralamalarında stopajın ekseriyetle hesaplanmadığı görülmüştür. Bunun için GVK 94. Maddesine bakmamız gerekiyor. İlgili maddenin 5. Bendi aynen aşağıdaki gibidir;

5. 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden, 

 70. maddeye motorlu taşıt araçlarının girdiğini yukarıda göstermiştir. Demekki motorlu araçlarını şirkete kiralayan personel adına yapılan ödemelerden de %20 kira stopajı yapılmalıdır. Maalesef muhtasarda bu stopajı beyan etmeyen şirketler hiçde az değildir.

Ayrıca bir yıl boyunca elde edilen kira gelirinin 2016 yılı için brüt 30 bin TL’yi aşması durumunda personel tarafından yıllık Gelir Vergisi beyannamesi verileceği de unutulmamalıdır.

Personele stopaj ödenmediği  durumda 2016 yılı için beyan sınırı 1.580 TL olup bu sınır aşıldıktan sonra personel beyanname vermelidir…

2) PERSONEL SAYISININ MUHTASAR BEYANNAMEDEKİ ÖNEMİ

Örneğin personel sayısı 10 olan ve 3 aydan 3 aya muhtasar beyanname veren bazı işletmelerin ortaklarına huzur hakkı ödemeleri halinde söz konusu ortakların muhtasar beyannamenin aylık mı yoksa 3 er aylık mı verilmesi ile ilgili personel sayısı hesabında dikkate alınıp alınmayacağıydı. Zira, huzur hakkı alan ortaklar bordrolu personel sayılacaklarsa 3 aylık muhtasar değil aylık muhtasar beyanname vermek zorunda kalacaklardır. Çünkü çalışan sayısının 10’u geçmesi halinde GVK 98 .maddeye göre, aylık muhtasar beyanname vermek zorundadırlar.

Ortaklarına huzur hakkı ödeyen bazı işletmelerin bu ortakları bordrolu personel sayısına dahil etmeksizin 3 aydan 3 aya muhtasar beyanname verdiklerini biliyoruz.

Ankara vergi dairesi başkanlığının 29.04.2014 tarih ve 38418978-120[98-13/5]-456 sayılı özelgesinin ilgili bölümü aynen aşağıdaki gibidir;

“Bu itibarla, şirketinizin yönetim kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemelerinin ücret olarak vergilendirilmesi dolayısıyla, bu kişilerin muhtasar beyanname verilmesi açısından hizmet erbabı hesabında dikkate alınması gerekmektedir.

Bu çerçevede muhtasar beyannamenin aylık veya üçer aylık verilmesinde dikkate alınması gereken aynı anda çalışan 10 hizmet erbabının anlaşılması gerektiğinden, şirketinizce huzur hakkı ödemesi yapıldığında bu kişiler ile birlikte çalışan hizmet erbabı sayısı 10 kişinin üstüne çıkması halinde bu döneme ait muhtasar beyannamenin ertesi ayın 23 üncü günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.”

Denilmek suretiyle huzur hakkı alan şirket ortaklarının da aylık veya 3 aylık muhtasar beyanname verilmesi ile ilgili personel sayısının hesaplanmasında bu kişilerin de personelmiş gibi dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle personel sayısı 10 olan ve ortağına huzur hakkı ödeyen işletmelerin 3 aylık değil aylık olarak muhtasar beyanname vermelerini önemle hatırlatırız.

3) PEŞİN ÖDENEN KİRALARDA MUHTASAR HATASI

İşletmelerin faaliyet gösterdikleri bina için  peşin olarak ödedikleri kira ödemelerinde stopajın da peşin olarak beyan edilip ödenmesi gerektiği sıkça hataya neden olan bir durumdur.

Unutulmaması gerekir ki gelir vergisi kanununda vergiyi doğuran olay tahakkuk değil elde etme esasınadayandırılmıştır. Dolayısıyla kiranın peşin ödenmesi durumunda vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olduğundan peşin ödenen tutarın tamamı üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir. Oysa işletmelerin bazıları kirayı peşin olarak çek vermek suretiyle ödemektedirler. Söz konusu bu çekler ise şirketin müşavirine ulaştırılmadığı takdirde muhtasarda aylık stopaj yapılmaya devam edilmektedir. Yapılan bu hata, tarafıma ulaşan maillerden anlaşıldığı kadarıyla, sanıldığından çok daha fazla işletme tarafından yapılmaktadır.

Gelir idaresi başkanlığınca konuyla ilgili verilmiş özelge aşağıdaki gibidir;

Peşin ödenen kira bedelinin tamamı üzerinden tevkifat yapılarak muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.” (Gelir İdaresi Başkanlığının 02.01.2012 tarih ve 33 sayılı özelgesi)

4- GİDER PUSULASIYLA YAPILAN DEVAMLI ÖDEMELERE DİKKAT

Şirketler tarafından en çok yapılan ve cezaya konu edilen uygulamalardan biri de, devamlı olarak, aynı kişilere gider pusulasıyla ödeme yapılmasıdır. Bir şirket tarafından bir kişi veya kişilere sürekli olarak gider pusulasıyla ödeme yapılıyor ise bu kişilerin ya mükellefiyet tesis etmesi yada şirket bordrosuna dahil edilmesi gerekmektedir. Örneğin, bir şirkete haftada 3 gün gelen ve çeşitli işleri gören kişilere gider pusulasıyla ödeme yapıldığı takdirde bu kişilerin şirketin emir ve talimatları altında çalıştığı kabul edilecek ve bordroya dahil edilmesi istenecektir.

Bu şekilde bordroya dahil edilmeden sadece gider pusulasıyla ödeme yapılan kişilerin tespit edilmesi durumunda şirkete hem SGK ayrı ceza kesmekte hem de maliye müfettişleri ayrı ceza kesmektedir. Dolayısıyla bu kişilerin muhtasar beyannameye dahil edilmesi gerekeceğinden hem stopaj gelir vergisi tarhiyatı yapılmakta hem de çok yüksek sigorta cezaları kesilmektedir.

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com