logo


Fedai Aydın
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
fedai.aydin@everestymm.com

26.07.2018

Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi (tasfiye, birleşme ve devire ilişkin beyannameler dahil) vermek durumunda bulunan mükellefler, söz konusu beyannameleri ile bunlara ekli mali tablolarını ve bildirimlerini diledikleri takdirde yeminli mali müşavirlere tasdik ettirebilirler. Yapılacak tam tasdik hizmetinin tasdik sözleşmesine bağlanması zorunlu bulunmaktadır. Gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile eklerinin tasdikine ilişkin sözleşmelerin ilgili vergilendirme döneminin ilk ayı içinde düzenlenmesi gerekmektedir.

Buna göre, gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ile eklerini yeminli mali müşavirlere tasdik ettirmek isteyen mükellefler, her yıl Ocak ayı içinde (özel hesap dönemi uygulayan mükellefler özel hesap döneminin ilk ayı içinde), beyannameleri ile eklerini tasdik edecek yeminli mali müşavirlerle yıllık sözleşme düzenlemek zorundadırlar.

Peki, yeminli mali müşavir ile tam tasdik sözleşmesi imzalayan şirket nevi değiştirirse evvelce imzalanmış olan tam tasdik sözleşmesinin durumu ne olacaktır?

Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında, birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni ve iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi şartlarıyla gerçekleştirilen birleşmelerin devir hükmünde olduğu, maddenin ikinci fıkrasında ise kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmelerinin de devir hükmünde olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanunun 20’inci maddesinin birinci fıkrasında ise devir hallerinde vergilendirmeye ilişkin hükümler yer almaktadır.

Ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Tür değiştirme” başlıklı 180’inci maddesinde, “Bir şirket hukuki şeklini değiştirebilir. Yeni türe dönüştürülen şirket eskisinin devamıdır.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirilen devir işlemlerinde, külli halefiyet ilkesi uyarınca devralan kurum münfesih kurumun devamı niteliğinde kabul edilmektedir. Bu durumda, nevi değişikliği halinde külli halefiyet ilkesi uyarınca, devralan kurum münfesih kurumun devamı niteliğinde kabul edildiğinden, nevi değiştiren şirketle yeniden tam tasdik sözleşmesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 161’inci maddesinde işi bırakma, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi şeklinde tanımlanmıştır. Bu itibarla, nevi değişikliği eski şirket için işi bırakma, yeni şirket için ise işe başlama hükmündedir. Buna göre, evvelce düzenlenen tam tasdik sözleşmesine istinaden nevi değişikliğinin gerçekleştiği dönem için iki ayrı tam tasdik raporu düzenlenecektir.

İlgili hesap dönemi başından devir tarihine kadar olan kıst dönem için münfesih kurum adına, devir tarihinden hesap dönemi sonuna kadar olan kıst dönem için ise yeni şirket adına tam tasdik raporu düzenlenecektir. Düzenlenecek tam tasdik raporları ise, beyanname verme süreleri içerisinde veya beyanname verme sürelerinin bitimini takip eden 2 (iki) ay içerisinde ilgili vergi dairesine teslim edilecek ve söz konusu tasdik raporlarında nevi değiştirmeye ilişkin hususlar ayrıca belirtilecektir.

KAYNAKÇA

3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 18/02/2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-121 Sayılı Özelgesi

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com