logo


İsa Karakaş

22.06.2019

Ülkemizde 9 milyonu aşkın çalışan, SGK’ya asgari ücret ve asgari ücrete yakın prime esas kazanç üzerinden beyan edilmektedir. Bu durum sadece Maliye açısından değil SGK açısından da büyük problem teşkil etmektedir.

Bu kayıt dışılık türünde daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gerçek ücretler gizlenerek daha düşük ücretlerin SGK ve Maliye’ye bildirilmesi söz konusudur.

Gerçek ücretin ortaya çıkarılması hem SGK primi ile vergi kaçağının önlenmesi hem de çalışana ödenecek iş göremezlik/işsizlik ödenekleri ve emeklilik aylıklarının miktarı açısından büyük önem taşıyor. Keza SGK mevzuatında ödenecek primlerin matrahını çalışanların ücretleri oluşturmaktadır.

Gerçek ücret beyan etmeyenleri bekleyen riskler

Sigorta primi matrahına esas gerçek ücretin esas alınması SGK’nın finansmanı açısından hayati ehemmiyet arz etmektedir. Gerçek ücretin işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği Yargıtay’ın da yerleşmiş görüşleri arasında yer almaktadır.

Yapılan işin niteliği, çalışanların mesleği ve diğer bazı kriterlere göre düşük ücret beyan eden iş yerleri uzun yıllardan beri SGK Müfettişleri vasıtasıyla incelenmektedir.

SGK müfettişleri de yaptıkları sektörel bazda asgari işçilik teftişlerinde sektörün ve iş yerinin özellikleri, kapasite raporları, işçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş ve emsal iş yeri ve işçilere göre ödenen ücretler gibi hususları göz önünde bulundurarak, gerçek ücretleri belirleyip, geriye dönük fark matrahı tespit etmektedir. Kurum da bu matrah üzerinden tahakkuk ettirilen primleri, gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte tahsil edilmesinin yanı sıra ayrıca yüklü miktarda idari para cezalarını uygulamaktadır.

SGK’nın elinde sınırlı sayıda denetim elemanı olması ve bu denetim elemanlarının da kayıt dışılık dışında çok sayıda ve türde başka teftişler yapması SGK’nın, bu denetimlerin yanı sıra ayrıca meslek kodu uygulamasını da devreye koymasına yol açmıştır.

1 Ocak 2018’den beri zorunlu oldu

Meslek kodu uygulaması ile bir iş yerinde öğretmenin öğretmen, muhasebecinin muhasebeci, avukatın avukat olarak çalıştığı, meslek kodundan tespit edilebiliyor ve meslek ücret ilişkisi kurulabiliyor. Buna göre fiilî çalışılan mesleğe ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinde uluslararası standartlarla belirlenen meslek kodunun girilmesi uygulaması başlatıldı.

SGK, bütün iş yerlerinde çalışanların meslek kodlarının işverenlerince bildirilmesi yükümlülüğünü 1 Ocak 2018’den itibaren zorunlu hâle getirdi. Buna göre işverenler çalıştırdıkları işçileri, iş yerlerinde fiilen hangi işi yapıyorlarsa o işe uygun meslek kodlarını ve adını SGK’ya gerek ilk işe alımlarında sigortalı işe giriş bildirgesinde gerekse her ay Kurum’a gönderdikleri prim belgelerinde yazmaları gerekiyor.

Temmuzda ceza kesilecek

Çalışanların meslek adlarını ve kodlarını gerçeğe uygun olarak bildirmeyenlere ya da sonradan meydana gelen değişiklikleri bildirmeyenlere 1 Temmuz 2019’dan itibaren idari para cezası uygulanacak.

Her ay verilen SGK prim belgelerinde sigortalıların iş yerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren işverenlere her bir işçi için 255.84 TL idari para cezası uygulanacaktır.

Ceza bu miktarla sınırlı değil. Ücreti eksik göstermek maksadıyla örneğin muhasebeci, mühendis, doktor, müdür, mimar ve avukat gibi vasıflı çalışanları sıradan vasıfsız işçiler gibi meslek kodu ile bildiren işverenlere eksik ücret bildirdikleri her ay için prim belgelerine ve kayıt geçersizliği nedenlerine de bağlı olarak yüklü miktarda idari para cezası uygulanacaktır. Cezayla karşılaşmamak için bir an önce meslek kodunun gerçeğe uygun olarak düzeltilmesi yeterlidir…

***

Kaynak : Türkiye Gazetesi