logo


Koray ATEŞ
SMMM-E. Öğretim Görevlisi
korayates@muhasebetr.com

31.08.2012

 Soru: Yabancı firmalara ödenen telif ve lisans bedeli ödemelerininvergilendirilmesi

Cevap: KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN    

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunumun 3 üncü maddesinde, “Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

1. Türkiye’de yerleşmiş olanlar;” hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun “Türkiye’de yerleşme” başlıklı 4 üncü maddesinde,

“Aşağıda yazılı kimseler Türkiye’de yerleşmiş sayılır:

1.İkametgahı Türkiye’de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19’uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);

2.Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez.) ” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarınıbilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

………..

4. Dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı dolayısıyla yapılan ödemelerden, (2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca) %20″ oranında tevkifat yapılması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.  

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunumun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında; birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, 3 üncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendinde, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazançlarının, (e) bendinde de Türkiye’de elde edilen diğerkazanç ve iratların dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dâhil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup maddenin l inci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından, 2 nci fıkrasında ise ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03/02/2009tarihinden itibaren, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5, diğer serbest meslekkazançlarında % 20, gayrimaddî hak bedeli ödemelerinde de %20 olarak belirlenmiştir.

Buna göre; lisans ve telif hakkı yurt dışında mukim çeşitli müzik firmalarına, telif ajanslarına, mükellefiyeti bulunmayan serbest bestecilere, söz yazarlarına ve şarkıcılara ait sözlü ve enstrümantal müzik eserlerinin,Türkiye’de yayınlanması amacıyla lisans ve telif hakkının ilgili Şirketçe satın alınması karşılığında, söz konusu kişilere ve kurumlara yapılacak ödemelerin gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği gibi bahsi geçen Şirketçe ilgililere yapılacak gayrimaddi hak bedeli niteliğindeki bu ödemelerin gayri safı tutarı üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesinin l inci fıkrasının 4 üncü bendinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden % 20 oranında vergi kesintisi gerekmekte olup, ödeme yapılacak olan kişilerin ve kurumların ülkelerinde vergi mükellefi olmalarının veya olmamalarının uygulanacak tevkifat oranını değiştirmesi söz konusu olmayacaktır.

Bununla beraber, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında, gayrimaddi hak bedellerinden elde edilen gelirleri vergileme hakkı, bu tür gelirleri elde edenlerin mukim olduğu Devlete bırakılmıştır. Ancak, gelirler elde edildikleri Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergiye tabi tutulmaktadırlar. Bu kapsamda, gayrimaddi hak bedeli ödemesi yapılacak kişi veya kurumların mukimi oldukları ülkeler ile Türkiye arasında akdedilen bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olması durumunda, vergileme, söz konusu anlaşmaların gayrimaddi hak bedellerine ilişkin 12 nci maddesinde yer verilen oranları geçmeyecek şekilde yapılacaktır.

Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için firmanın ödeme yapacağı kişi veya kurumların, ilgili Akit Devlette tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin ilgili ülke yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya ilgili ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi halinde ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerinin (bizdeki vergi kanunlarının) uygulanacağı unutulmamalıdır.

            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

            3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zırai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmet ifalarının, 1/2 nci maddesinde de her türlü mal ve hizmet ithalatının katma değer vergisine tabi bulunduğu hüküm altına alınmıştır.

            Katma Değer Vergisi Kanununun 9/1 inci maddesinde ise, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı’nın vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 15 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin “C- Yurt Dışından Sağlanan Hizmetler” başlıklı bölümünde; “KDV Kanununun 1. maddesine göre işlemler Türkiye’de yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre, Türkiye’de yapılan, … veya faydalanılan hizmetler Türkiye’de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışında firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9 uncu maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.” denilmiştir.

Buna göre, yurt dışına yapılan lisans ve telif ödemeleri KDV Kanununun 1/2 nci maddesi kapsamında KDV ye tabi olup, ödeme bedeli üzerinden hesaplanacak KDV nin sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Bloğa cevap ver